Beden Eğitimi ve Sporda Yaşanan Sorunlar

Beden Eğitimi ve Spor dersi, ülkemizde yıllardır geri planda kalmış, -ya da bırakılmış- bir derstir. Toplumumuzdaki spor ve sağlık bilincinin henüz olgunlaşamamış olması, beden eğitimi ve spor aktivitelerinin çocuklar ve yetişkinler üzerindeki olumlu etkilerinin farkında olunmaması bu durumun başlıca nedenleri arasında sayılabilir. Bu nedenlerden ötürü okullarımızda bu derse yönelik gerek veliler, gerek diğer branş öğretmenleri ve gerekse idareciler tarafından çoğu zaman ön yargı ile yaklaşılmakta, bakanlık düzeyindeki yetersiz ilgi de sorunları çığ gibi büyütmektedir.

Eğitime ayrılan bütçe son yıllarda büyük oranda artış göstermiş; hem derslik hem de derslik içerisinde kullanılabilecek akıllı tahta, tablet gibi teknolojik cihazlar ve diğer araç gereç yönünden okullarımız büyük bir gelişim içerisine girmiş ise de, aynı gelişimi beden eğitimi ve spor dersinin ihtiyaç duyduğu tesis, araç gereç vb konusunda ne yazık ki görememekteyiz. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı birçok okulda yeterli düzeyde spor tesisi ve spor araç gerecinin bulunmaması, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin dersleri tam verimle işleyebilmesine engel olmakta, öğretim programının kazanımlarını öğrencilere etkili bir şekilde nakledebilmesinde zorluklar yaratmaktadır. Bununla birlikte okullarımızdaki sportif faaliyetlere, yarışmalara katılımda yaşanan maddi imkansızlıklar zaman zaman bu tür organizasyonların yapılabilmesini imkansız kılmakta ya da büyük fedakarlıklara katlanılmak zorunda bırakmaktadır. Spora ayrılan bütçenin yetersiz olması ya da hiç olmaması, bunun başlıca nedenidir.

MEB’e bağlı okullarda beden eğitimi ve spor dersine ilişkin göze çarpan bir diğer husus, bu ders ile ilgili yeterli döküman, kaynak bulunmamasıdır. Teorik ağırlıklı işlenen birçok derste devlet tarafından kaynak ve döküman sağlanmasına rağmen, beden eğitimi ve spor dersi için bu yönde herhangi bir uygulama bulunmamaktadır. Bu durum spor bilincinin gelişmesindeki engellerden biridir. Bu konuda beden eğitimi ve spor öğretmenlerimize büyük görevler düşmekte, bakanlıkça eksik bırakılan bu hususun öğretmenlerimizce imkanlar ölçüsünde doldurulması gerekmektedir.

(İlgili Gönderi: Beden Eğitimi ve Sporun Faydaları)

Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin şikayet ettiği en önemli hususların başında ders dışı egzersiz, destekleme ve yetiştirme kursu açılması, okul spor faaliyetleri konusunda okul idarelerinin ilgisiz ve zorlaştırıcı tavırları gelmektedir. Bu durum öğretmenlerimizin motivasyonunu düşürmekle birlikte, çocuklarımızın fiziksel, sosyal, mental ve duygusal anlamda elde edecekleri kazanımlara da ket vurmaktadır. Bu hususa paralel olarak velilerin beden eğitimi ve spor derslerini gereksiz olarak nitelendirmesi, çocukları derslerden geri kalacak diye egzersiz ve kurslardan, okul sporlarından uzak tutması bir başka kangrenleşmiş sorundur. Okul idareleri ve velilerin bu tutumları sorunu bir kısır döngü içerisine sokmakta ve içinden çıkılması zor bile hale getirmektedir. Bu sorunların çözümü noktasında bakanlıkça seminerlerin düzenlenmesi, gerekli eğitimlerin verilmesi gerekmekle birlikte, velileri bilgilendirici etkinliklerin, toplantıların düzenlenmesi hayati bir zorunluluk olarak göze çarpmaktadır.

Okullarımızdaki beden eğitimi ve spor derslerine ayrılan ders saatlerinin yetersizliği üzerinde dikkatle durulması gereken bir başka sorundur. ”Sağlam kafa, sağlam vücutta olur.” özdeyişinden hareketle, beden eğitimi ve spor derslerinin çocukların tüm gelişim alanlarında etkili olduğunu söylemek mümkündür. Aynı zamanda spora yatkınlığı olan yetenekli bireylerin ilk farkedildiği ya da farkedilmesi gereken yaşlar, ilkokul ve ortaokul çağlarıdır. Beden eğitimi ve spor derslerine ayrılan saatlerin yetersiz olması hem önemli yeteneklerin farkedilmeden sönmesine, hem de çocukların gelişimlerinde eksikliğe neden olmaktadır. Ülkemizde büyük bir genç ve çocuk nüfusu bulunmasına rağmen, bizden çok daha küçük ülkelerle kıyaslama yaptığımızda uluslararası sportif başarılarımızın düşük olmasının temelinde yatan sorunlardan biri de budur.

(İlgili Gönderi: Hareketsizliğin Zararları)

Beden eğitimi ve spor öğretmenleri yaşanan tüm bu sorunlara rağmen kendilerini en iyi şekilde yetiştirerek, minimum girdiyle maksimum çıktıyı elde etme uğraşı içerisinde olmalıdırlar. Ancak bu noktada karşımıza yeni bir sorun çıkıyor. Beden eğitimi ve spor öğretmenleri, Spor Genel Müdürlüğü’nce düzenlenen hakem ve antrenör kurslarına, gelişim seminerlerine mevzuatta yaşanan sorunlardan dolayı katılım göstermekte zorluklar yaşamaktadır. Bu durum, öğretmenlerimizin kendilerini geliştirme fırsatını da ellerinden almaktadır.

Sonuç olarak tüm bu sorunların temelinde beden eğitimi ve spora yönelik yatırımların yetersizliği, bilgilendirici ve tanıtıcı etkinliklerin ve materyallerin eksikliği, beden eğitimi ve spor bilincinin henüz olgunlaşmamış olması yer almaktadır. Bu sorunların çözümü noktasında Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere, Gençlik ve Spor Bakanlığı, ilgili müdürlükler, okul idareleri ve beden eğitimi ve spor öğretmenlerine büyük görevler düşmektedir.

Mesut Özdemir hakkında
Her türlü geri bildirim için mesutozdemir067@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*